Kadir ile bağlantınız yok.

Kadir Decdeli

Kocaeli Sanayi Odası Meclis Üyesi - Emekborsasi.com Genel Koordinatör

Mağara Adamları

İngiltere'nin sanayi devrimini gerçekleştiren ilk ülke olduğunu biliyoruz.... İngiliz sanayinde dokumanın önemli bir yer tuttuğunu da.


Devrimin olacağı daha 1750'li yıllarda belli olmaya başlamıştı. 1780'lerde ise süreç çoktan başlamış, onbinlerce atölye ihracat pazarlarına yetişebilmek için yeni icat edilen makineleriyle işe koyulmuşlardı. Makineleşme sanayi devriminin temel özelliğiydi... bu sürece iş gücünün yeniden biçimlendirilmesi de eşlik etmişti... İngiltere durmadan üretiyor, satıyor bazen az gelişmiş bazen de gelişmiş pazarlara yöneliyordu. 

Sürekli hammadde ithalatı ve buna paralel mamul ihracatı... ucuza al pahalıya sat politikasıyla İngiltere sanayi devrimi sırasında ve sonraki on yıllarda tüm rakiplerini dize getirdi..

Osmanlı ise aynı dönemde dokuma tezgahlarını kapatarak, pamuk ihracı yoluyla İngiltere'nin ham madde gereksiniminin minik bir bölümünü karşılamakla meşguldü.

Şimdilerde yine yenilikçi girişimlerden ve bilgi teknolojilerinden uzak kalmaya çalışıyoruz... Varsa yoksa torna tesviye düzeyinde gelişkin atölyecilik oyunu...

Sanayi üretimimizin son on yılda, toplam gayri safi milli hasıla içindeki payının  %25 den %15' e düşmesi, hizmet sektörünün payının ise yükselmesi zil takıp oynanacak bir durum değil...
Daha da kötüsü çaresiz girişimcilerin ve minik aile işletmelerinin sermaye yetersizliğiyle ilkelleşmeleri... 

Şişli'nin göbeğinde bile "mağara adamı" görünümünde işletme sahiplerinin mahkum edildikleri kimlikleriyle debelendikleri atölyeleri görmek mümkün... daha da dramatik olanı çaresiz ustabaşının "işi" terkeden elemanları ikna edemeyip, acılarını hafifletmek üzere atölyenin bir köşesine sığınıp, derme çatma bir laptop'la facebook maceralarına dalması...

Bugün torna tesviye düzeyinde yapılan işler, 18. Yüz Yılın bilek gücüne dayalı dokuma tezgahlarına tekabül ediyor... Lakin İngiliz acilen buharlı sistemlere geçerek dünyayı dize getirmeyi bilmişti... 

ARGE yatırımları yapmadıkça yine geri kalıyoruz... Güney Kore bugün milli gelirinin %4'ünü ARGE'ye ayırırken biz on yıl sonra, 2023'de %3'ü planlıyoruz...

Yönetişim, bilişim, iş organizasyonu, planlama gibi konularla pek anlaştığımız söylenemez.... Başarının sırlarını bulmak zor da, başarısızlığın sihirli formüllerini uygulamakta özellikle KOBİ ve mikro işletme düzeyinde üstümüze yok....

Kadir Decdeli 



6 yıl önce Güncel kategorisinde yazıldı. | Makaleyi işaretle...

  •    

Makaleyi Baglantılarımla Paylas

Seçimi Daratlın

 
  • A
  • B
  • C
  • Ç
  • D
  • E
  • F
  • G
  • H
  • I
  • İ
  • J
  • K
  • L
  • M
  • N
  • O
  • Ö
  • P
  • Q
  • R
  • S
  • Ş
  • T
  • U
  • Ü
  • V
  • W
  • X
  • Y
  • Z
  • *

Gösterim 0/ 0bağlantı.

İşlem devam ediyor...
 

tüm isimleri seç- seçimi kaldır

0bağlantı daha seçebilirsiniz:

Alıcı eklemek için, kişinin isminin yanındaki kutuyu işaretleyin.

tümünü kaldır

Devam etyada Vazgeç

Yorum Yaz

Yorumunuz

4000 karakter kaldı

Medya Ekleyin

Video Ekle Resim Ekle

Web Kaynakları (opsiyonel)

Kadir'e not yaz (opsiyonel)

 

Makaleyi İşaretle

2000 karakter kaldı

Not: Kimliğiniz makaleyi yazan kişiye açıklanmayacak.

 

Makaleyi Paylaş

Yorumlar (1)

Ersin ile bağlantınız yok.

Ersin DURMAZ

FKS Otomasyon Elektrik Elektronik Makine Sistemleri San.Tic.Ltd.Şti. / ANKARA - Satış Yöneticisi

Millet olarak "iletişim kurmayı" öğrenmediğimiz sürece ne yazık ki "Mağara Adamı" olarak kalmaya devam edeceğiz. Türk şirketlerindeki üst düzey yöneticilerin hangilerine vaya kaçına e-posta yoluyla direkt ulaşılabiliyor? İletişim hizmeti veren gsm firmalarının üst düzey yetkilileriyle bile bir şekilde iletişim kurmak imkansız Türkiye'de.Çünkü kendilerine ulaşılmaması için ellerinden geleni yapıyorlar. Çünkü çok yoğun çalışıyorlar ve sıradan birinin göndereceği e-postayı okuyup cevaplandıracak zamanları yok. Üstelik bunlar iletişim firmaları...

Avrupa'da ise durum bizdekinin tam tersi. Her kademedeki yöneticinin e-posta adresi şirketlerinin kurumsal web sayfasında yer alıyor. Mail ile ulaştığınız yönetici konuyla ilgilenmese bile size ilgilenmediğine dair birkaç cümle yazı yazıyor. Ya da ilgili departmandaki kişiye haber verdiğini, mesajını ilgili kişiye yönlendirdiğini belirtiyor.O kişiden de bir zaman sonra e-posta hesabınıza konuyla ilgili mesajı düşüyor.Sizin ne olduğunuzun hiçbir önemi olmuyor Avrupa'lı için. İnsan olduğunuzu ve mailinize cevap beklediğinizi biliyorlar.Size değer veriyorlar ve saygı gösteriyorlar. Aldığınız cevap olumsuz bile olsa karşı tarafın size değer verdiğini bildiğiniz için kendinizi mutlu hissediyorsunuz.İşte zihniyet farkı!...

Türkiye'de ise; hasbelkader mailine ulaştığınız bir holdingin üst düzey yöneticisine gönderdiğiniz maile cevap almanız neredeyse imkansızdır.Günlerce beklersiniz; ama gönderdiğiniz maili okuyarak çok değerli vaktini kaybedeceğini düşünen yöneticimiz ya da CEO'muz birkaç satır yazı yazıp göndererek sizinle iletişime girme zahmetine asla katlanmaz.Çünkü size en başında saygı duymaz.Onun gözünde gönderdiğiniz mesaj da en az sizin kadar önemsiz,değersiz ve vakit kaybıdır.

Dört bir tarafımız her şeyi mükemmel yaptığını iddia eden şirketlerle doldu. Herkes kendi alanında uzman olduğunu haykırıyor. Dillere destan kurumsallık öykülerini sitelerinde uzun uzun anlatıyorlar. "inovasyon, teknoloji, yenilik" kelimelerini dillerinden hiç düşürmüyorlar.Ancak bu şirketlerin kurumsal internet sitelerine girdiğinizde sanıldığı gibi farklı fikirlere hiç de önem vermediklerini görüyorsunuz.Türkiye'nin İSO 500'ünde bulunan şirketlerin internet sitelerinde şirket dışından sıradan insanların bile inovatif çözümler sunabilecekleri bir bölüm ne yazık ki bulunmuyor.Bırakın böyle bir bölümü, şirketin ARGE yöneticisinin e-posta adresine üçüncü şahısların ulaşmaması için tüm güvenlik önlemleri alınıyor.

ARGE'ye daha fazla pay ayıran ülkeler yeni teknolojilerin de öncüsü oluyor.Bizler ise 50 yıldır, bu topraklarda neden bilim adamı yetişmiyor sorusunu birbirimize sorarak ömrümüzü tüketiyoruz.Güney Kore'nin; Kia, Hyundai,Daewoo gibi dünya devi şirketleri varken bizim halen %100 yerli motora sahip bir otomobilimiz bile yoksa bunun sebebini önce içimizde aramalıyız.Türkiye'de bilim adamı yetişmiyor gibi soruları çözümlemeye çalışmadan önce iletişim kurmayı, insanların fikirlerine değer vermeyi,karşındaki kişi sıradan da olsa herkesin bir hikayesi olduğunu düşünerek onları dinlemeyi öğrenmeliyiz. Saçma sapan da olsa; sürekli soru soran, sorgulayan bir toplum olmalıyız. Bunları başarabilirsek; yönetişim,iş organizasyonu,planlama,bilişim gibi teknik konular şirketlerde sıradanlaşacaktır.



6 yıl önce gönderildi | Yorumu işaretle...

Sayfalar:1

 

"Sanayii tabanlı meslek odaklı" emekborsasi.com iş arayanlara sosyal medyada iletişim olanaklarıyla kariyer fırsatları sunuyor. Sanayii firmalarının iş ilanları kariyer bölümünde iş arayan meslek sahiplerine duyuruluyor.