Merve ile bağlantınız yok.

Merve Büyüktaş

Öğrenci

GİRİŞİMCİLİKTE BAŞARIYI GETİREN DETAYLAR


KOBİ’lere yönetim konusunda farklı açılımlar sağlayarak, eksik noktalarını gidermede destek olan Özgür Kaşifler şirketi, bu konuya ilişkin bazı önerilerde bulunuyor. Şirketin yönetici ortağı Subegüm Bulut’a göre kurduğunuz işletmenin başanlı olması için, yönetim sisteminizi doğru inşa etmeniz gerekiyor. Bulut, “Eğer makinenin başına geçip üretimi yapmaya devam ediyorsanız, kendinizi ömür boyu sürecek maaşlı bir işe mahkum etmişsiniz demektir” diyor.
Girişimciler için iş kurma süreci, önemli bir zaman dilimi. Ancak kurulan işin devam ettirilebilmesi, kurulan şirketin uzun ömürlü olması, daha da önemli bir süreç. Her ne kadar tüm dünyada girişimciliği destekleyen, teşvik eden mekanizmalar sürekli geliştirilse de önüne geçilemeyen bir gerçek var: Buna göre maalesef kurulan küçük ve orta ölçekli işletmelerin çok büyük bir bölümü başarısız yönetim stratejisi nedeniyle kapanmak durumunda kalıyor. Türkiye’de de durum farklı değil. Ekonomideki istikrarsızlık, sermaye yetersizliği, kalifiye eleman sıkıntısı gibi nedenlerden bağımsız olarak incelendiğinde, girişimcinin kendi bakış açısından kaynaklanan önemli bir hata olduğu görülüyor. Bu da girişimcinin kurduğu organizasyonu bir süre sonra idare edememesinden kaynaklanıyor. Herhangi bir konuda uzman olan kişi, bir girişimcilik örneği göstererek kendi işini kurduğunda, tıpkı bir maaşlı çalışan gibi işin başında kalmaya devam ediyor. Bu da kurulan yapının ihtiyacı olan organizasyonel ve yönetime dayalı stratejiyi eksik kılıyor.
KOBİ’lere yönetim konusunda farklı açılımlar sağlayarak, eksik noktalarını giderme noktasında destek olan Özgür Kaşifler şirketi, bu konuya ilişkin olarak bazı önerilerde bulunuyor. Şirketin yönetici ortağı Subegüm Bulut, halihazırda kurulan işletmelerin yaklaşık yarısının bir yıl sonra kapanmak durumunda kaldığını, pek azının (sadece yüzde 4’ünün), 10 yıl sonra başarılı olarak yoluna devam edebildiğini söylüyor. Bulut, girişimcilerin bu duruma düşmemeleri için alması gereken önlemleri ise şöyle sıralıyor:
Bakış açınıza ince ayar:
Başarılı bir girişimci olmak için, başanlı girişimcilerin nasıl düşündüğünü öğrenmeniz gerekiyor. Diğer bir deyişle, öncelikle bakış açınıza ince ayar yapmanız gerekiyor. Tıpkı bir gitar virtüözünün gitarını akord etmesi gibi. Dünyadaki başarılı girişimcilere bakıldığında zeka, eğitim, tecrübe gibi konularda diğerlerinden üstün olmadıkları görülür. Onlardaki farklılık, işletmelerine bakışlarındadır. Gerçek bir girişimcinin ürünü, yazdığı yazıIım, inşa ettiği bina ya da pişirdiği pastalar değildir, onun ürünü işletmesinin ta kendisidir. Piyasadaki diğer işletme ürünleriyle rekabet edecek olan işletmesidir. Bu anlamda işletmesiyle arasına bir mesafe koyar, kendisinin işletmeye değil, işletmenin kendi hayatına hizmet edecek bir araç olması gerektiğine inanır. ABD devlet kuruluşu olan Small Business Adminisration (KOBİ İdaresi) web sitesinde iş kuracaklara dört adımlı bir planlama veriliyor: İşinizi planlayın, işinizi kurun, işinizi yönetin ve… çıkış stratejinizi planlayın!


Diğer deyişle işinizi nasıl satacağınızı planlayın. Deniyor ki, “nihai hedef, şirketin değerini maksimize etmek ve bunu nakte dönüştürmektir.” Evet, gerçek girişimciler, kurdukları işletmeyi aynı zamanda bir yatırım olarak görürler ve satmasalar bile en kısa zamanda onu kendilerinden bağımsız yürüyecek bir operasyona dönüştürme hedefini güderler. Çünkü ancak o zaman vizyoner rollerine odaklanabilir ve işletmelerini ileriye götürebilirler. Aksi takdirde, kendinize ömür boyu esir olacağınız maaşlı bir iş açmış olursunuz.
Peki bu vizyon nasıl belirlenmeli? diye sorduğumuzda 2’nci maddeye geliyoruz..
2-Neden iş kurduğunuza karar verin:
Hayatınıza hizmet edecek bir işletme kurmalısınız dedik, o zaman işletmenizin size nasıl bir hayat vermesi gerektiğini baştan belirlemelisiniz. Sizi teşvik eden en güçlü neden daha çok para kazanmak ise yanlış yapıyorsunuz. Ya da para önemli değil, ben işimi iyi yaparsam para zaten gelir, önemli olan başarılı olmak diyorsanız, yine olmadı. Veya ben önce para kazanayım da sonra onunla ne yapacağıma karar veririm diyorsanız, baştan kaybettiniz. Maalesef hedefler böyle gerçekleşmiyor. Çünkü bizi esas motive eden şey, zorluk anlarında devam etmemizi sağlayan şey, bizi heyecanlandıran bir hedefi, kristal berraklığında tanımlamış olmaktır. Bu da hayatınızın alacağı görüntüdür. Para sadece bir araçtır ve belli bir anda sınırsız olarak elimize gelmez. Onunla ne yapacağınızı baştan belirlemezseniz, ne kadar çabuk çarçur olduğuna şaşıp kalırsınız. Başarı duygusu ise şüphesiz iyi bir motivatör ancak çeşitli başarı seviyelerine geldikleri halde mutlu olmayan birçok insan tanırız. Sizi mutlu edecek başarı “görüntüsünü” net olarak belirlemelisiniz. Ona ulaşmak, ancak o zaman çok mümkün görünecektir.
Bunun için nasıl çalışılmalı diye sorduğumuzda 3’ncü maddeye geliyoruz.
3-İşin üzerinde çalışmaya başlayın:
İlk günden itibaren. Bir iş sahibi olarak durmadan çalışarak büyüyüp kâr edemezsiniz, stratejik çalışma yaparak büyüyebilirsiniz. Diğer bir deyişle ve en basit şekliyle, her gün bir saatinizi (ya da haftada en az beş saatinizi) işin üzerinde düşünmeye vakit ayırmalısınız. İşletmenize tepeden bakabilmeyi, işleri sadece yapmaktansa yapılışlarını geliştirmek üzere düşünmeye vakit ayırmayı alışkanlık haline getirmelisiniz. E-Myth’de önerimiz, franchising mantığım örnek almanızdır. İleride franchise vermeyecek olsanız bile, sanki verecekmiş gibi bir iş modeli kurmaya odaklanmalısınız. “Sistemler işi yapar, insanlar sistemi işletir” prensibiyle çalışan bir model, bir prototip gibi düşünmelisiniz.
İşletmenizde yapılan işlerin yüzde 95’i rutin, tekrar eder şekilde olacaktır. Öncelikle bu rutin işleri yavaş yavaş yazılı sistemler haline getirmeli ve siz tek kişi iseniz bile sistemli çalışmalısınız. Sonra eleman almaya başlayabildiğinizde hemen devretmeli ve bundan sonra elemanın yaptığı işleri geliştirmek ve ona yeni sistemler vermek sizin işiniz olmalı.
Peki, iş modelini nasıl tasarlayacaksınız? 4’ncü maddeye geldik.
4- İş planı yazmak:
Daha önceden bir şirket yönetme tecrübeniz varsa mutlaka yapın. Ama ilk defa bir ticaretin her şeyinden sorumlu olacaksanız, ayrıntılı bir iş planı yazamayabilirsiniz. Yani pazar potansiyeli, pazarlama planı, bütçesi, kârlılığı, beş yıl içinde geleceği büyüklük gibi noktaları kesin rakamlarla içeren karmaşık bir plan. Sizinki daha kabaca olabilir, yeter ki uygulayabileceğiniz kadar basit olsun. Ama bu sizin iş kuramayacağınız ya da başarısız olacağınız anlamına gelmez. Sadece öğrenecek şeylerinizin olduğunu gösterir. Önemli olan bunun farkında olarak başlamak ve yol boyunca bu bilgileri tamamlamayı hedeflemektir.
Ne de olsa öğrendiklerinizi uygulamak için elinizin altında işleyen bir işletme olmalı, o nedenle iş planı yazamadınız diye endişe etmeyin, gözünüzü karartın ve başlayın, l’nci maddedeki bakış açısı değişikliğini güzel bir şekilde yaptıysanız içgüdüleriniz sizi doğru rotada tutacaktır. Ama unutmayın, iş kurmakla yeni bir hayata başladığınızın bilincinde olmalısınız.
Yepyeni bir öğrenme sürecine giriyorsunuz.
Başlangıç için işe yarar bir çerçeve çizmenizi sağlayacak bir yol vereyim; işletmenizin vizyonunu 2’nci maddede hedeflediğiniz hayat vizyonunuza göre belirleyin. Daha doğrusu hayat vizyonunuza göre belirlenmiş bir-iki sayfalık işletme vizyonu ifadesi, bu noktada yeterli olacaktır demek istiyorum. Size istediğiniz hayatı vermesi için işletmeniz nasıl bir görüntüde, yapıda, işleyişte, kârlılıkta olmalı? Elinizden gelen en iyi şekilde yapın, merak etmeyin, siz işletme yönetimi konusunda kendinizi geliştirdikçe bu vizyon da rafine olacak ve gün gelecek ayrıntılı bir iş planına dönüşecek. Biz E-Myth programında iş sahiplerine, bizimle çalışmaya başladıktan ancak 1.5 yıl kadar sonra detaylı bir iş planı hazırlattırıyoruz. Mikro dalga fırında kek pişemediği gibi, işletmeler ve girişimciler de sihirli değnek misali başarılı olmuyor. Ne demiş Amerikalılar: Overnight success takes fıve years. (Bir gecede gelmiş görünen başarı aslında beş yıl gerektirir.) İyi haber, bu beş yılın her halükarda geçecek olmasıdır.
Peki, bu öğrenme süreci nasıl olmalı? 5’nci madde bunu anlatıyor.
5-Okuyun:
Okuyun, seminerlere katılın, başarısı kanıtlanmış kişilerden akıl alın. Yine ABD KOBİ İdaresi bir KOBİ’nin başarısında rol oynayan beş temel faktörü şöyle belirtiyor: Uzmanlaşmış bilgi, profesyonel araçlar, para, duyguları kontrol edebilme yeteneği ve bir akıl hocası. Eğitime verdiğiniz paraya acımayınız. Hatta bunu sabit giderleriniz içinde daimi bir kalem olarak kabul ediniz. Pek çok girişimci, işi kurduktan yıllar sonra pek çok hatalar yapıp sorunlarla baş edemez duruma gelince yardım aramaya başlıyor. Çoğu da KOBİ’lerdeki başarısızlık istatistiklerinde yerlerini alıyor. Oysa baştan eksiklerinizi gidermeye, yardım almaya açık olursanız, sonraki yıllarda inanılmaz miktarda para ve zaman tasarruf edersiniz. Siz de bunları zaten biliyorsunuz, ama bilmekle yapmak aynı şeyler değil, değil mi?
İşletme yönetiminde yedi temel alandan söz ederiz. Liderlik, pazarlama, para yönetimi, insan yönetimi, müşteri memnuniyeti (üretim-teslimat-müşteri hizmetleri), satış yönetimi, tanıtım faaliyetleri. Kendinizi bu alanların hepsinde geliştirmeye adayın. Evet, doğru duydunuz, hepsinde! Bir iş sahibi, bu alanların hepsinde, stratejik çalışma yapacak, yönetsel kararlar verecek ve insanlardan iyi performans alacak şekilde kendini geliştirmiş olmalıdır. Okumaya Michael Gerber’in “Girişimcilik Tutkusu” kitabıyla başlayabilirsiniz. Son derece sade bir dille yazılmış, büyülü bir kitap. Öğrenme sürecinizde doğru bir başlangıç noktası.
Son madde- Sevdiğiniz işi yapın:
Dona İd Trump’a sormuşlar; Bir girişimciye verebileceğiniz en gerçek öğüt nedir? Yanıtı şöyle; “Sevdiğiniz işi yapmalısınız. Tutku olmadan büyük başan zor gelir. Bir girişimci eğer yaptığı şeye tutku duymuyorsa zor zamanlar yaşayacaktır. Sevdikleri şeyi yapanlar, asla vazgeçmezler. Bunu akıllarından bile geçirmezler. Formül çok basit aslında. İşte size duyguları kontrol edebilme yeteneğinin yolu.
İş kurduğunuzda içinizdeki teknisyen, içinizdeki girişimciyi her zaman bastırmaya çalışacaktır. Oysa başarılı olmak, hayallerinize ulaşmak için içinizdeki girişimcinin ipleri her daim elinde tutması gerekiyor. Gittikçe daha fazla küreselleşen dünyada, Türkiye’de yaşamanız özgün bir dezavantaj oluşturmuyor. Ekonomisi iniş çıkış göstermeyen bir ülke yok. 10 yıldır iş sahipleriyle çalışmamda gördüğüm şu ki, doğru bakış açısı ülke farkı gözetmeksizin başarı getiriyor. Pazarlama stratejsi kurmayı, bütçeleme planlaması yapmayı öğrenirsiniz, zorluk hayata bakışımızı ve iş yapma alışkanlıklarımızı değiştirmede. Ama değişmeyen tek şey değişim, öyle değil mi? Hızla değişen günümüz dünyasında, ülkemizin daha fazla bilinçli gerçek girişimcilere ihtiyacı var.



6 yıl önce K.O.B.İ. Genel kategorisinde yazıldı. | Makaleyi işaretle...

  •    

Makaleyi Baglantılarımla Paylas

Seçimi Daratlın

 
  • A
  • B
  • C
  • Ç
  • D
  • E
  • F
  • G
  • H
  • I
  • İ
  • J
  • K
  • L
  • M
  • N
  • O
  • Ö
  • P
  • Q
  • R
  • S
  • Ş
  • T
  • U
  • Ü
  • V
  • W
  • X
  • Y
  • Z
  • *

Gösterim 0/ 0bağlantı.

İşlem devam ediyor...
 

tüm isimleri seç- seçimi kaldır

0bağlantı daha seçebilirsiniz:

Alıcı eklemek için, kişinin isminin yanındaki kutuyu işaretleyin.

tümünü kaldır

Devam etyada Vazgeç

Yorum Yaz

Yorumunuz

4000 karakter kaldı

Medya Ekleyin

Video Ekle Resim Ekle

Web Kaynakları (opsiyonel)

Merve'ye not yaz (opsiyonel)

 

Makaleyi İşaretle

2000 karakter kaldı

Not: Kimliğiniz makaleyi yazan kişiye açıklanmayacak.

 

Makaleyi Paylaş

Yorumlar (3)

Ergün ile bağlantınız yok.

Ergün Yurttav

ÇAY DURAĞI VE ERGA TANINITIM ORGN&PRODÜKSİYON ŞİRKET SAHİBİ

ülkemizde bilinçli ve gerçek çok girişimci var ama ülkemizde bilinçli bir prosedür yok.
ülkemizde girişimciye tek engel devlet girişimcinin kendine engel olma şansı yok.

6 yıl önce gönderildi | Yorumu işaretle...

Ersin ile bağlantınız yok.

Ersin DURMAZ

FKS Otomasyon Elektrik Elektronik Makine Sistemleri San.Tic.Ltd.Şti. / ANKARA - Satış Yöneticisi

Girişimci mi olunur; yoksa girişimci mi doğulur, sorusu akademisyenlerin halen tartıştığı bir konu. Bana kalırsa doğuştan başlayarak çevrenin ve ailenin etkisi, girişimci ruha sahip olmak ya da olmamak arasındaki çizgiyi belirliyor.Her insanın içinde girişimcilik ruhunun olduğunu düşünüyorum.Ancak bu ruhun serbest kalması gerek. Bu ise işin zor yanı. Çevre veya aile her daim girişimcinin yapacağı işte başarılı olmayacağını söyleyerek onun ruhunu ele geçirmek için uğraşacaktır.Girişimci bu tuzağa düşmeden devam edebilmelidir. Maalesef birçok fikir çevrenin olumsuz tavrı, girişimcinin cesaretsizliği ile girişime dönüşemiyor.

Hayatta her şeyi garanti altına almaya çalışan insanların girişimci olması da mümkün değil.Garantici dediğimiz bu kişilerin en çok korktukları kelime "risk" kelimesi. Girişimcilere devletin sahip çıkmak üzere bazı kurumlar açması ne kadar doğruysa; devletin herkesi girişimci yapma gibi bir işe soyunması da o kadar yanış bir politika. Yanlış devlet politikaları yüzünden herkesin," fırsat bu fırsat" diyerek KOSGEB'in kapısına dayanması sapla samanı karıştırmış; gerçekten bilinçli ve iyi bir fikre sahip girişimcilerin devlet bürokrasisi yüzünden fikirlerini hayata geçiremeden girişimden vazgeçmelerine neden olmuştur. Bu konuda Sayın Ergün Yurttav'ın aşağıdaki fikrine katılmamak mümkün değil.Girişimci için en büyük engel ne yazık ki devlet.

5 yıl önce gönderildi | Yorumu işaretle...

Ergün ile bağlantınız yok.

Ergün Yurttav

ÇAY DURAĞI VE ERGA TANINITIM ORGN&PRODÜKSİYON ŞİRKET SAHİBİ

ersin beye bende katılıyorum .buna ben devletin kemik atması diyorum .devlet o kadar batık duruma gelmiş ki ihtistam mı yaratacan sen kimsinki ihtistam yaratacan sen o bu gelip binlerce kişiye iş sağlar san bizim egemenliğimiz mi kalır biz kime kimleri kendimize muhtaç ederiz düşüncesinde.

5 yıl önce gönderildi | Yorumu işaretle...

Sayfalar:1

 

"Sanayii tabanlı meslek odaklı" emekborsasi.com iş arayanlara sosyal medyada iletişim olanaklarıyla kariyer fırsatları sunuyor. Sanayii firmalarının iş ilanları kariyer bölümünde iş arayan meslek sahiplerine duyuruluyor.